"İNCE MEHMET"
- Esinti – Hayata Dair (Sayı: 1)
- 24/10/2023

Röportaj Konusu: Muharip Gaziler Derneği’nin tanıtılması ve faaliyetleri Röportaj Tarihi: Şubat 2015 / Röportör: Gülhan Yücesoy Röportör: Kurumunuzu (Muharip Gaziler Derneği) tanıtır mısınız? Necdet Erdinç: Öncelikle ben kendimi tanıtayım. Ben Necdet Erdinç; Emekli Muharebe Astsubayı’yım. 1952 Çanakkale/Çan doğumluyum. Bu derneğin oluşumun birinci amacı Kıbrıs Gazileri, adı Muharip Gaziler Derneği. Muharip demek savaşan kişi demek, yani…
DEVAMINI OKU
Sen benim gün batımında yüzüme vuran ışık, Avuçlarımda topladığım dualarım, Geç kalmışlıklarımın yeniden başlangıcı, Gün yüzüne çıkmamış duygularımın zuhuru, Tekrar tekrar söylediğim en güzel şarkımsın….
DEVAMINI OKU
Karabasan Karabasanlar süslesin geceni, Hortlak zannet önünden gelip geçeni, Böyle ihmal edersen seni seveni, Pişman giyersin sonra kefeni. Yakışıklı değil miydi zannediyorsun dedeni? Bir görmeliydin on sekizinde nineni, Böyle ihmal edersen seni seveni, Karabasanlar süsler geceni….
DEVAMINI OKU
Edebiyat düşkünlerinin yakından tanıdığı İnce Mehmet romanının kahramanı Mehmet’in gerçek hikayesini merak ettiniz mi? Konar göçerlerin yazlık yurdu olan topraklarımızda yaşanan gerçek yaşam öyküsünü sizlerle paylaşmak istiyorum. Mehmet tahminen 1872 yılında Sarıkeçili aşiretinden Gülceğiz Ramazanın oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Aşireti kışın Aydın yada Antalya, yazlarıysa Afyon, Konya, Isparta-Aksu yaylalarında kalıyordu. Büyüyünce Sultan isimli kadınla evlendi,…
DEVAMINI OKU
Kasım 2017’de “Betikevi” adıyla başlayan yolculuğum okumanın bireye, aileye, topluma, ülkeye kattığı değeri artırmak amacıyla ilerlerken günümüze dek pek çok köşe yazısıyla basılı medyada, çevrimiçi dergilerde yer aldım. Türkçenin korunmasını, üretkenliğinin gösterilmesini kalkan yaparak yerli yazınımızı da öne çıkarmak ana amaçlarımdan biri oldu. Bugün geldiğim noktada Betik Bey olarak anılmamın temelinde okumaya, yazara, okura, Türkçeye…
DEVAMINI OKU
Payidar, üç yıldızlı, eski bir apartmandan bozma otelde çalışıyordu. Otelde ne kadar pis iş varsa hepsini o yapıyordu. Ve inanın otellerde hep pis işler olurdu. Mutlaka her yağmurda bir yer akar, tuvaletler tıkanır, lambalar patlar, dolap kapakları yerinden çıkar, ısıtma sistemi bozulur ve insanların kullandıkları ne varsa o ruhsuz, soğuk binalarda, her şey mütemadiyen bozulurdu….
DEVAMINI OKU



